Şifremi unuttum  Yeni Üye
Arkaplan
yükleniyor...
             
   
   İsmet Saz - Blog Kapat ve ana sayfaya dön
   
  Organik Tarım ve Amacı
Ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermekte olup, esas olarak sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve mineral gübrelerin kullanımını yasaklaması yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırma, doğal düşmanlardan faydalanmayı tavsiye eden, bütün bu olanakların kapalı bir sistemde oluşturulmasını öneren, üretimde sadece miktar artışının değil aynı zamanda ürün kalitesinin de yükselmesini amaçlayan alternatif bir üretim şeklidir.

Son yıllarda gerek tarımsal ilaçların, gerekse gübrelerin bilinçsizce kullanımı bitkisel üretimde artışın yanında kalitesiz ve insan sağlığını tehdit edecek ürünlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Toprağın derinlerine sızan fosfor ve nitrat tatlı su kaynaklarına ulaşmakta bu da insan, evcil hayvan ve yaban hayatı açısından ciddi problemlere yol açmaktadır. Ayrıca kimyasal tarım ilaçları toprakta birikmekte, bitki sağlığını olumsuz yönde etkileyerek ekolojik dengeyi bozmaktadır.

Bu olumsuz koşullar karşısında gelir düzeyi yüksek olan ülkeler başta olmak üzere birçok ülkede bilinçlenerek örgütlenen üretici ve tüketiciler, doğayı tahrip etmeyen yöntemlerle insanlarda zehirli etki yapmayan tarımsal ürünleri üretmeyi ve tüketmeyi tercih etmişler. Bu amaçla yeni bir üretim tarzı olarak Ekolojik veya Organik Tarım ortaya çıkmıştır.

Bu çerçevede ekolojik tarım hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğadaki dengeyi yeniden kurmaya yönelik, toprağın verimliliğinde devamlılık sağlayan biyolojik mücadele ile hastalık ve zararlıları kontrol altına alarak, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren, sentetik kimyasal gübre ve ilaçların kullanımını yasaklayan, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti ve toprak muhafazasını tavsiye eden, her aşaması kontrol altında olan elde edilen ürünün sertifika ile belgelendiği bir üretim şeklidir.

Tanımdan da anlaşıldığı gibi ekolojik tarım bir ürünün ekim veya dikiminden sonra hiçbir uygulama yapılmadan kendi haline terkedilmesi veya eskimiş bir işletmecilik şekline dönüş değildir. Aksine geleceğin ihtiyaçlarına yönelik görüşlere dayanan, dikkat, bilgi ve özveri gerektiren bir tarım şeklidir.

Organik Tarım; üretimde kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir. Organik tarım, eko sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermektedir.

Her türlü sentetik, kimyasal ilaçlar ve gübrelerin kullanımının yasaklanması yanında organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın" muhafazası, bitkinin direncini artırma, parazit ve predatörlerden yararlanmayı tavsiye eden bütün bu üretim tarzında üretimde miktar artışı değil ürünün kalitesinin yükseltilmesini amaçlanmaktadır. Günümüzde sadece organik tarımla toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumak mümkün olmaktadır.
 
  Zeytinyağı'nın Hayatımıza Kattıkları
Türkiye’nin üretiminde dünya dördüncüsü olduğu Zeytin ve zeytinyağının tüm dertlere deva olduğu uzun süredir bilinen bir bilgidir. Yaşlanmayı geciktirici unsurundan çocuk gelişimine kadar birçok konuda sağlığa faydalı olan Zeytinin kalp ve damar sağlığına ve kansere iyi geldiği uzmanlar tarafından bildiriliyor.

Sahip olduğu besin değeriyle insan sağlığını koruyan bir mucize olarak değerlendiren zeytin, sofralardaki daimi yerini koruyarak insan sağlığının önemli bir koruyucusu olmuştur.

Besin değeri oldukça yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da sağlığa olan katkısını arttırmaktadır. Sağlığa olumsuz hiçbir etkisi olmayan zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde kalp-damar hastalıkları ve kansere karşı da koruyucu bir etki gösterir.

Özellikle günümüzde kalp ve damar şikayetlerinin çoğalması, bu mucizevi besinin insan sağlığı açısından önemini daha da artırmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur.

Zeytinin olduğu kadar zeytinyağı da sağlığa son derece faydalıdır. Zeytinyağı, tüm katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ türü olarak bilinmektedir.

Bir hafta boyunca her Gün yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların kolesterol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmektedir.

Düzenli zeytinyağı kullanan insanlarda yüksek antioksidan seviyeleri izlenmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırmayla da tasdik edilmiştir. Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir. Bu yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani zeytinyağı tüketimiyle düzeltilebilmektedir. Zeytinyağı kandaki kolesterolü düzenlediği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak tavsiye edilmektedir.

The Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan bir çalışma, yüksek oranda zeytinyağı tüketen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin daha az olduğunu ortaya koydu.

New York’ta Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ayrı bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan Beta-Sitosterol’ün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiği kanıtladı.

Araştırmacılar Beta-Sitosterol’ün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır.

Zeytin ve zeytinyağının düzenli kullanılması halinde bağırsak kanserine karşı koruyucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, araştırmacıların raporlarına göre bol miktarda zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalık olan romatizmal arterit geçirme riski azalmaktadır.

ZEYTİNYAĞI YAŞLANMAYI GECİKTİRİYOR
Yapılan araştırmalara göre zeytin ve zeytinyağı, kemik gelişimine katkı sağladığı gibi yaşlanmayı da önleyici etki yapıyor.

Zeytinyağının içerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korur.
Besinlerle beraber bedenimize “serbest radikal” denilen bazı maddeler de alınır.
Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücutta neden olduğu tahribatı önler, hücreleri yeniler, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir.
Sağlığa olan faydaları bitmekle bitmeyen zeytin ve zeytinyağı mide asidini azaltarak, mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korur.
Bunun yanı sıra safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin en mükemmel hale gelmesini sağlar.
Safra kesesinin boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır.
Ayrıca içindeki Klor sayesinde de böbreğin çalışmasına yardımcı olur ve böylece vücudun atıklardan arınmasını kolaylaştırır.
Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkisi vardır.
Zeytin ve zeytinyağı, içlerinde bulunan linoleik asitten ötürü yeni doğmuş bebekler ve gelişim çağındaki çocuklar için son derece faydalı besinlerdir.
Linoleik asidin eksikliği, gelişimin yavaşlamasına ve hatta birtakım deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur.
Zeytinyağı vücuttaki zararlı maddelerin vücutta neden olduğu tahribatı önleyen antioksidan Elementleri ve insan için büyük önem taşıyan yağ asitleri içerir.
Bunlar da hormonlara destek olur ve hücre zarının oluşumuna yardımcı olur.
Zeytinyağı, insan sütündeki yağ asidi oranına benzer, dengeli birçoklu doymamış bileşime sahiptir.
İnsan vücudu tarafından elde edilemeyen, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez önemi olan bu temel yağ asitleri açısından, zeytinyağı yeterli bir kaynaktır.
Bu faktörler zeytinyağını, yeni doğmuş bebekler için oldukça faydalı kılmaktadır.
Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca, annelere önerilen tek yağ yine zeytinyağıdır.
Anne sütüne yakın miktarda linoleik Asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.
 
  Eğitimler
Maltepe Meslek Lisesi F&B Ağırlama Bölümü. Birçok eğitimli personelin yetişebileceği bu okullarda bulunup eğitime destek vermek gibisi yoktur. Herkesin yaşadığı ortak sorun olan eğitimsiz personellerin ortadan kalkması için herkes eğitime destek olması gerekir. Halen eğitimim devam eden bir birey olarak bir işe bilincli bakmak üretimi arttırıp daha çok ekonomiye yarar sağlamamı sağlıyor. Bu doğrultuda bakıp bu ve bunun gibi bir çok okula eğitim vermek için çaba sarfetmemiz gerekiyor.
 
  Seminer
Maltepe Meslek Lisesi F&B Bölümü yemek dersi
 
  Electolux Cooking Class
Electrolux Yemek Derslerinden Kareler
 
  Electrolux Yemek Okulu
Bağdat Caddesinde electoluxstudio yemek okulunu tanıtırken hem yeni öğrencilerimizle tanıştık hem de keyifli saatler geçirdik. Bir çok yemek derslerinin verildiği bu okulda hijyen konularıda işlenmektedir.
 
  Amasya'daki yarışmadan karaler
Elif Korkmazel'e bamya dolmasını anlatırken Dilek Öztiryaki'de fotoğrafını çekiyordu.
 
  cup cakes
yapılışı kadar yemeside eğlenceli olan bu şekerli minikler çok tutulacağa benziyor. normal keklerinde üzerileri renkli şeker kremaları ile süslenip servis edilebilir. şeker hamurları ve gıda boyaları ile renklendirilen bu şekerli ve lezzetli kekler Amerika'da çok tutuluyor.
 
  Antakya Gezisinden Akılda Kalanlar
uçağa binerken Antakya dan ayrılmak üzüyordu. bu ara da Nil halen ayılamadı!
 
  yemek yemek yemek
yemek yapmak sanat onu yorumlamak ise!.....
 
  Yemek Dersleri
Şimdiler de yemek yapmanın hazı çok farklı olmaya başladı. Yeni ürünler, değişken pişirme teknikleri, Uzak Doğu, ve tabiki İtalyan yemekleri. İtalyan yemek kültürünü yakından tanıyan biri olarak bu pişirme tekniklerini ve farklı yemekleri herkesin bilmesini isterim. Bunun için yemek yapmak kadar öğretmekte gurur duyarak zevk veren bir nedendir. Hep birlikte bağırmalıyız; YEMEK YAPMAYI SEVİYORUMMMM!!!!

Bunu diyebilmek artık çok yakın;

• Electroluxstudio yemek okulu
• Özel ev kursları
• Kişisel yemek kursları
• Doğum günü & yıldönümü yemek dersi

Yapılan yemek dersleri;

• Allegro Restaurant Yemek Dersleri
• Kemer Golf & Country Club ( ilk yemek derslerinin kurulması ve devamı)
• Leyla TARA
• Electroluxstudio yemek okulu
 
 
©2004 - 2008 İsmet Saz
Her hakkı saklıdır <is@ismetsaz.com>
  Tasarım ve Kodlama NoGate Interaktif